Ads Top

Bir Kitap Okudum Hayatım Değişti!



''Bir kitap okudum hayatım değişti.'' Sizce bir kitap hayatı değiştirebilir mi? Bence, güzel bir kitabı okuduktan sonra gelen okuma isteğinin ardından okuma alışkanlığı oluşur. Bu sayede bir sürü kitap okursunuz ve bu hayatınızı değiştirebilir...


Ben, ilk ''SINAV TERAPİ'' diye bir kitap ile başladım kitap okumaya daha önceden çok ön yargılıydım kitaplara karşı bunun sebebinin de edebiyat öğretmenlerinin klasik okunması zor kitapları zorla bize dayatması olduğunu düşünüyorum. Hiç bir belge almadığım 1.dönemin ardından, 2.dönem 94.3 ortalamayla okul 2.si oldum ve herkes öyle bakakaldı. Ve ben kitap okumaya başladıktan sonra tam bir kitap kurdu oldum ve ilk ayımda 6 kitap falan okudum.


  


Kitaplar çoğu zaman yalnız kalınca okunur, bize yalnızlığı sevdirir. Ben boş boş arkadaşlarla sohbet etmektense bir kitap okumayı tercih ederim. Roman okurken farklı yaşamlara farklı bakış açılarından bakmak çok hoşuma gidiyor. Öyle kitaplar da vardır ki, hiç bitmesini istemezsiniz. Arkadaş gibi görürsünüz onları; sizinle her duygusunu paylaşan, size küsmeyen bir arkadaş. Ama biz onlara küsüyoruz...  


Bir süre sonra fark edeceksiniz ki, okuduğunuz kitaplar karakterinizi oluşturmuş. Bu yüzden okuduğunuz kitapları özenle seçmelisiniz. Sizi saçmalığa sürükleyecek bir kitap, size yarardan çok zarar verir...




Evet, belki Türkiye'de çok kitap okunmuyor ama okuyan kitle kitaplara çok saygılı.


Türkiye'de 1 kişinin kitap okumaya ayırdığı zamanın; bir Norveçli 300, Amerikalı 210, İngiliz ve Japon 87 katını ayırıyor. 


Dünya ortalaması da Türklerin ayırdığı zamandan 3 kat fazla. Bir alman günde ortalama 24 dakikasını kitap okumaya ayırırken bir Türk sadece 13 saniye ayırıyor. Peki neden? Almanların 24 dakikada anladığını biz 13 saniyede anladığımız için mi? Hayır tabi...   


Sizce dünyanın en gelişmiş ülkelerinin en fazla kitap okuyan ülkeler olması bir tesadüf mü?

  
Japonya'da otobüste, metroda hatta yolda bile kitap okunurken, Türkiye'de herkes kendinden akıllı telefonlara kafalarını gömmüş bir şekilde saçma sapan şeylerle ilgilenip zamanını geçiriyor. Belki okusan çok seveceksin kitapları, belki kendini bulduğun bir kitap bulmadığından sevmiyorsun okumayı. Belki, belki. Bir dene. Oku...

5 yorum:

  1. Okumayı sevmeyen bir kişiydim. Hala bir kitap kurdu olduğumu düşünsem de mümkün oldukça düzenli kitap okumaya çalışıyorum. Vermiş olduğunuz örnekler de gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı ortaya koyuyor. Bizler hala kitap okumak yerine, dedikodu peşindeyiz. Güzel paylaşımlarınız için teşekkür ederim.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum yaptığınız için teşekkür ederim, ben de sizin blogunuza bir göz attım ve şimdiden favorilerim arasındasınız. Yavaş yavaş paylaşımlarınızı okuyacağım yorum da yaparım Saygılarımla :)

      Sil
    2. Rica ederim. Favorileriniz arasında olduğuma sevindim. Her zaman beklerim. Güzel yorumlarınız benim için çok değerlidir.
      Saygılarımla.

      Sil
  2. Edebiyat öğretmenletinin iyi bir şey yapacağız derken öğrencilerin kitaplardan uzaklaşmalarına sebep olabildiklerine katılıyorum. Hatta bazıları popüler kitapları çöp olarak nitelendiriyorlar. Bu yazılanlârda emek var dediğinde böyle emek olmaz olsun diyorlar. Bence de önce sevilecek türden bir kitapla başlanırsa aynen senin dediğin gibi hayatlar iyi yönde değişir. Bu konuya değinmen çok iyi oldu diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, doğru konulara değinirsek doğru yolda ilerleriz diye düşünüyorum :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.