Ads Top

Kahvaltıda Ekmek Arası Antideprasan!



Antidepresan: Depresyon ya da distimi gibi rahatsızlıkları dindirmek için kullanılan psikiyatrik ilaç. / Vikipedia

Ne komik, mutlu olmak için ilaç kullandığımız bir dönemde yaşıyoruz. Nasıl denk geldim ben bu döneme. Her şeyde bir mutsuzluk bir stres var ve git gide bir döngüye giriyor, strese girdikçe strese giriyoruz...

Geçenlerde bir araştırma okumuştum; doktorların çoğu antideprasan kullanıyormuş. Evet, işe yarıyor olabilir fakat her sabah içmek de ona muhtaçmış hissi uyandırıyor insanda. Onsuz yapamaz gibi hissediyor kendini. Sanki bıraksan içmeyi bir hiçsin gibi kendine bağlıyor. Rehavet veren haplardan tek farkı dozunun az olması mı acaba? 

Bir dizide izlemiştim dr. house galiba. Pisikolojik bir hasta var ve doktor ona ilaç değil de şeker veriyor ilaç şeklinde, adam da iyileşiyor. Psikolojik olarak onu içtiğinde iyileşeceğine inanıyor. Bunun gibi yaşanan hikayeler var. Yani ilaçsız da olabilir... İnanmak yetiyor. Fakat neye inanacaksın Ekonomik sıkıntı, ülkedeki patlamalar, yalanlar, hırsızlıklar olurken neye inanacaksın Allah için bunların biteceğine mi?

9 yorum:

  1. Antidepresan kullanımı ne yazık ki çok arttı ve giderek artıyor. Yan etkileri çok fazla ve bağımlılık yapan bir tarafları da var maalesef. :(
    Yazının sonunda bahsettiğin duruma plasebo etkisi deniyor, bu tarz hasta çok fazla. Bu psikolojik bir rahatsızlık ve "sahte"ilaçlarla tedavi edilebiliyor.

    YanıtlaSil
  2. Antidepresan kullanımı son 10 yılda patlama yaparcasına artmış.Daha çok kadınlar antidepresan kullanıyor.Ben de bunları ekleyeyim dedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, belki de daha detaycı olduklarından kendilerini fazla yoruyorlar ve kafaya takıyorlar bundan dolayı olabilir...

      Sil
  3. "Psikolojik olarak onu içtiğinde iyileşeceğine inanıyor." Bu senin yazından alıntı. İşte bunu herkes değil bayağı yüklü bir çoğunluk beceremez. Aynı dalağımız, böbreğimiz yani iç organlarımızın rahatsızlandığı gibi; beynimizin kimyası da güncel olaylar, yaşadıklarımız ve travmalarımızdan aşırı etkilenip, başa çıkamadığımız durumlarda, onu besleyen bazı hormonlardaki eksilmelerle değişir ve ruh hallerimiz bozulur. Doktorlar da antidepresan içiyorlardır ve onlar da insandırlar çünkü. Depresyonun haricinde deliliğe kadar uzanan binlerce hasta görürler ve haliyle etkilenirler ve uygun ilacı içerler. Asıl günümüzde olanlardan hiç etkilenmemek hastalıktır.

    Yazın güzel, fakat mevzu acı. Uyuşturucu sözü geçmeseydi iyiydi. Onun yerine rehavet veren ilaçlar tabiri uygun düşerdi. Depresyona dışarıdan bakmakla, içinden bilgiler vermek arasında uçurumlar vardır. Damdan düşen anlar, damdan düşenin halini. Bu ciddî bir konu, şakaya gelmez. Genç yaşta sizlere bu ilaçları içirenler utansın bence. Hepimiz kuşku ve korku içinde yaşıyoruz. Ben 18 seneyi bulan depresyon tedavim esnasında, hayatımın en farkındalıklı ve fikren en verimli dönemini yaşadım. Yani demem şu ki, düşünen insan ancak rahatsız olur bazı şeylerden. Aslında epey bir süre kitap okumakla ve yarım kalmış romanımı yazmakla meşgul olacağım ama yazını görünce, bu rahatsızlıkla ilgili bilgim ve önerilerimden mahzun bırakmak istemedim seni. Bir de bir doktor tarafından teşhis edildiyse eğer, tedavisini aksatma lütfen oğlum. Kulaklarını psikiyatrından başkalarına tıka. Sitemde 'Bu Benim Depresyonum'diye bir yazım var dilersen oku. Sevgilerimle Ömer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ece abla üzelttim orayı. Bu arada ilk defa yayından daha iyi yorum görüyorum. Ben bu konuyu biraz mizahi olarak anlatmak istemiştim. Yazımı yaptığınız bu güzel katkıdan dolayı çok çok teşekkür ederim... :)

      Sil
    2. Rica ederim oğlum, sağol benim fikrimi önemsediğin için. Sen çok akıllı bir evlatsın. Dilerim başarılı olursun. Sevgilerimle oğlum :)

      Sil
  4. gerekli olduğunda kesinlikle destek mahiyetinde kullanılmalı fakat en basit deyimiyle herkesin ulaşabildiği bir antidepresan artık o da kullanıyor bu da kullanıyor ifadesiyle bakkaldan alırmış gibi alınıp kullanılmaya başladı. Bunlar işin acı tarafları malesef

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki de gerekli de keşke gerekli olmasaydı , yorumunuz için teşekkürler .

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.