Ads Top

AZ BİRAZ DEPRESİF! | KARIŞIK KAFALI ÇOCUK!



Uyarı: Bu yazı modunuzu düşürüp sizi biraz karamsarlığa itebilir.


Ruh halim her dakika değişiyor yazıp yazmamak arasında bile. Hep seçenekler, sorumluluklar. Az biraz sakinlik yahu. Herkes çok eğleniyor veya öyle görünmeye çalışıyor yapamıyorum ben. Yapmacık olamıyorum. Hep espriler şakalar nasıl bu kadar mutlu olabiliyor insanlar. Üzerime üzerime ''gülsene, komik değil mi, senin canın mı sıkkın, bir sorun mu var.'' var bir sorun var gelme üzerime. Yapmacık gülümsemeler, sevgi gösterileri ''ben seni düşünüyorum'' tabi beni düşünüyorsun, bir kendine baksana bari ben mutsuzsam mutsuzum mutlu görünmek için yırtmıyorum kendimi. 


Neye inanacağıma, neye ne cevap vereceğime de karışın zaten. Ben özgürce ne hissettiğimi söyleyemeyeyim, gelecek tepkilerden korkayım hep.


Mutsuz da olamaz olduk, sanki dünyada tek duygu varmış gibi ''GÜLECEKSİN!'' gülüyorum da zaten ama az gülüyorum çünkü gülecek şey bulamıyorum, ota boka gülmüyorum. ''Saçını kestirsene, o pantolon ne öyle, o gömlek o kravatla uymamış.'' sanane. Herkes aynı görünmek zorunda mı? Ben bilerek dağıtıyorum saçımı, böyle bir özgürlüğüm yok mu? ''ee ben seni düşünüyorum, ne nankörsün, bundan sonra.'' bıdı bıdıbıdı hadi ordan. 


Hep bir çıkar ilişkisi, ego tatmin etme oyunu. Ben anladım neden çok arkadaşım olmadığını. Ben birilerinden bir şey beklediğimden yapmıyorum yaptıklarımı. Ben yapmak için içimden geldiğim için yapıyorum.


Geçen yıllarda aileme kızmıştım, neden beni böyle insanlara saygılı ve kendimden çok diğer insanların mutluluğunu düşünür bir hale gelir biri olarak yetişdirdiniz diye. Ne saçma demi. ''o değil mi olacaktı!'' teşekkürler sayın türkçe profesörleri şuan egonuz iyi. Neyse. Diğer arkadaşlarım küfür edip, öğretmenlere karşı çıkarken, öyle bakıp şaşırıdım, yapmaya çalışırken kıpkırmızı olurdum. Yapamazdım. Canım sıkılırdı utandığım için, şimdi utanmayanları gördükçe sıkılıyor canım. Saygılı olmak kendin gibi olmak suç gibi.


Neyse ilk defa biraz anlatabildim kendimi. Her halde en açık yazım bu. En süslenmemiş... En öfkeli. Hep böyleyim aslında. Vallahi gülsem mi? Ağlasam mı? Bilemiyorum. Karışık kafalı çocuğum ben.

8 yorum:

  1. Saygılı olman senin ayrıcalığın..Yazdıklarının bazılarını bende yaşadım ama hiçbir zaman zararını görmedim. Sana kavgayla gelene saygıyla konuşunca bile geri vites yapmasına neden oluyor. Öfke iyi değildir istemediğin sonuçlara neden olabilir..Hayatı çok ciddiye almayacaksın ama her zaman ciddi olacaksın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, yeni yeni yaşadığım ani şeyler ağır geliyor tecrübem olmadığı için bunları da zamanla aşacağıma inanıyorum. Sizin de dediğiniz gibi ciddiye almayıp ciddi olacağım =D

      Sil
  2. Kimse için kendinizi değiştirmeyin. Ne güzel diğerlerinden farklı olmak, kendiniz olmak. Çok arkadaşınız olacağına kaliteli arkadaşlarınız, gerçek dostlarınız olsun. Amacım nasihat etmek değil ben de benzer şeyler yaşadım, düşündüm, üzüldüm ama çok şükür bir şey kaybetmedim tam tersine kazandığımı düşünüyorum. En azından zaman bana bunu gösterdi. Güzel bir yazı olmuş. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim, haklısınız , en önemlisi kendimiz olabilmek, başkaları için kendimizi bozmamak .

      Sil
  3. Çok kafana takma desem öldürürsün herhalde beni. Kafanı rahatlatmaya çalış sınav yaklaştıkça ruh halindeki dalgalar artmaya başlar. Biraz kafanı dağıtmaya çalış. Sonra daha kolay odaklanacaksın bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen bencede sınav yüzünden bunlar hep, ne komik ya bir kaç saatlik birşey ayları, yılları etkiliyor =)

      Sil
  4. İnsanlar karakterleriyle 30 larda ancak barışıyorlar gözlemim bu. Bence sen de çok güzel bir insansın söylediklerinde kendimi gördüm:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim estağfurullah :) 30 daha 13 yıl var ya =)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.