Ads Top

Schrödinger'in Kedisi | PARADOKS!


Bugün bahsetmek istediğim konu bir yandan kafa karıştırıcı olsa da bir yandan da üzerine düşündüreceğini düşündüğüm bir konu, bir paradoks.

Şu aralar Doctor Who izliyorum ve bilimsel ve fantastik konuların üzerine baya düşündürtüyor dizi. Ben de küçük bir araştırma yaptım ve 1935 yılında Erwin Schrödinger tarafında ortaya atılan teorik bir deneyi sizlerle paylaşmak istedim.

Schrödinger'in Kedisi; bir kutu düşünün içinde bir kedi var ve kutunun içi asla gözlemlenemez. Bu kutu bir düzeneğe bağlı ve bu düzenek %50 ihtimalle kediyi öldürecek. Kutu gözlemlenemez olduğundan her şey gerçekleştikten sonra bu kedinin ölü mü yoksa diri mi olduğu nasıl bilinebilir? bilinemez.



Kuantum fiziğine göre bu kedi hem ölü hem diridir. En basit şekliyle anlatmaya çalıştığım bu paradoksta benim anladığım şu; eğer şahit yoksa yaşanmış bir şeyde yok.

O kedinin ölü olup olmadığını kutuyu açmadan anlayamazsınız, kutuyu açarsanız da bir şahit olduğundan kedi ölü mü diri mi %100 emin olabilirsiniz. Kedi iki paralel evren arasında hem yaşıyor hem ölü olduğundan siz kutuyu açtığınızda sizin evreninizde olanla karşılaşırsınız.

Buna anında tepki kanunu da denir. Siz kutuyu açtığınızda kedi yaşıyor veya ölmüş olabilir ama siz kutuyu açmadan kedinin ne halde olduğunu asla bilemezsiniz.

Benim de kafam çok karışmadan bu yazıyı bitirme çabasındayım fakat kafam çok da karıştı aslında. Mesela, evrenin kimsenin gözlem yapamayacağı bir yerinde bir patlama yaşansa ve bunu kimse bilemese bu olay yaşanmış olur mu? Ve kimse bilmese biz bunun yaşanıp yaşanmadığını nasıl bilebiliriz?

Bu örnek aslında çokça çeşitlendirilebilir de. Benden bu kadar, sizin kafanızı karıştıran paradokslar var mı? Bu paradoks hakkında ne düşünüyor ve benim bilimsel denilebilecek konularda yazı yazmamı nasıl buluyorsunuz? Devam etmeli miyim? Hiç bulaşmamalı mıyım?

Görüşmek üzere,
Kendinize iyi bakmayı unutmayın,
Hadi,
Bb...

6 yorum:

  1. Bunun gibi kafamı karıştıran bir paradoks daha var: Dede paradoksu
    Hatta bununla ilgili bir de film izlemiştik yakın zamanda Ethan Hawke'un oynadığı "Kader"(Predestination) Geçmişe yolculuk yapıp dedeni öldürsen, dedeni öldüren kimdir, sen kim olursun vs vs

    Tam anlamıyla kafa yakan konular bunlar :o Bu yüzden felsefeyi çook seviyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende izlemiştim o filmi gerçekte ilgi çekici ve beyin yakan konular bunlar =) ben de çok seviyorum. Doctor Who dizisini tavsiye ederim.

      Sil
  2. ha haa bunu duymuştum hatta bu isimde bir kitap okudum yaa, şimdi unuttum yazarını. bunlar bizi aşar. yaz tabii ya duymadığımız şeyleri duymak daha iyi yaa :) pandoranın kutusu gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim her ne kadar her konuda yazan başarılı olmaz dense de ben çeşitliliği seviyorum.

      Sil
  3. Bildiğime göre aslında her şey dalga halinde, biz bakınca bir şekil alıyor. Şu da var; Aslında biz dış dünyayı asla tam olarak algılayamayız. Çünkü her şey bizim kafamızın içinde. Sonuçta ben bir bardağa bakıyorum, ışık beynimdeki görme merkezine gidiyor ve beynim bunu yorumluyor. Ya beynim yanlış yorumluyorsa? Bunu Sinan Canan çok güzel anlatıyordu. Ben pek anlatamadım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anladım biraz araştırayım da =D Gerçekten de çok ilginç algılamamız, beyin falan gerçekten de ilginç konular (belki de matrix teyiz) =D

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.